18 Ocak 2018
Ahmet Mahmut Ünlü
Türk vaiz ve hafız

HABÎBULLÂH CÂN-I CÂNAN el-MAZHAR HAZRETLERİ İLE ABDULLÂH ed-DEHLEVÎ HAZRETLERİ’NİN DERGÂHININ İKİNCİ BÂNÎSİ EBU’L-HAYR HAZRETLERİ

Bizlere Hindistan’da medfûn bulunan silsile-i aliyyemizin yüce ricâlini ve sâir meşâyihı ziyâret etmeyi nasîb eden Rabbimiz’e hamd ettikten ve Rasûlü ile Ehl-i Beyti’ne salât-ü selâm ettikten sonra!

Muhterem okurlarım! Geçtiğimiz 12., 1., 2., 5., 6., 7. ve 8. aylardaki yazılarımda Hindistan’da ziyâretleri ile şerefyâb olduğumuz zevât-ı kirâmdan Muhammed Bâkîbillâh Hazretleri, İmâm-ı Rabbânî Hazretleri, İmâm-ı Ma‘sûm Hazretleri ile Seyfüddîn Ebu’l-Berekât Hazretleri, Seyyid Nûr Bedâyûnî Hazretleri, Cân-ı Cânân-ı Mazhar Hazretleri, Abdullâh ed-Dehlevî Hazretleri, halîfeleri Hâlid-i Bağdâdî ve Ebû Sa‘îd el-Mü- ceddidî Hazretleri ve onun da kıymetli soyundan bir nebze de olsa bahsetmiştim.

Bu ay da inşâallâh Abdullâh ed-Dehlevî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin Hindistan’daki tekkelerine halîfe olarak tâyin buyurdukları Ebû Sa‘îd el-Fârûkî Hazretleri’nin torunu olan ve işgalci İngilizler’in 1857’deki Hint ayaklanmasını bastırması sırasında yıkılan Abdullâh ed-Dehlevî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin dergâhını yeniden ihyâ ettiğinden dolayı, bugün dahî dergâhın kendisine nisbetle “Dergâh-ı Şâh Ebü’l-Hayr” olarak anıldığı Ebu’l-Hayr Hazretleri’nin terceme-i hâllerinden bir nebze de olsa bahsetmek istiyorum. Allâh-u Te‘âlâ cümlemize bu yüce zatların şefâatlerini nasîb eylesin. Âmîn!

EBU’L-HAYR el-FÂRÛKÎ HAZRETLERİ

Ebu’l Hayr (Kuddise Sirruhû) Hazretleri Hindistan’ın büyük velîlerinden olup İmâm-ı Rabbânî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin torunlarındandır.

Habîbullâh Cân-ı Cânan el-Mazhar (Kuddise Sirruhû) Hazretleri ile Abdullâh ed-Dehlevî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin medfun bulundukları dergâhın ikinci bânîsi olması hasebiyle dergâh ona nispetle “Dergâh-ı Ebu’l-Hayr” olarak anılır. Ebu’l-Hayr el-Fârûkî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri 1272 (1856) senesinde Abdullâh ed-Dehlevî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin dergâhında doğmuştur.

İmâm-ı Rabbânî Hazretleri’ne Uzanan Nesep Silsilesi

Ebu’l-Hayr Hazretleri, İmâm-ı Rabbânî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin torunlarındandır ki nesep silsilesi şöyledir: - Ebu’l-Hayr el-Fârûkî Hazretleri - Şâh Muhammed Ömer el-Fârûkî Hazretleri (Muhammed Mazhar ve Abdürreşîd Hazarâtının kardeşleri ki Mahmut Efendi Hazretleri'ni ziyarete gelen Muhammed Mazhar Efendi bu Muhammed Mazhar'ın torunudur. Nitekim kendisinden geçen sayıda bahsetmiştik.)

- Ahmed Sa‘îd el-Fârûkî Hazretleri (“İbni Mâce” şârihi Abdülğanî el-Mü- ceddidî ve Abdülmuğnî el-Müceddidî Hazarâtının kardeşleri) - Ebû Sa‘îd el-Fârûkî Hazretleri (Dergimizin Ağustos 2016 sayısında kendisinden bahsetmekle şerefyâb olduğumuz bu zat, Abdullâh ed-Dehlevî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin halîfesidir.) - Safiyyü’l-Kadr (Kuddise Sirruhû) - Azîzü’l-Kadr (Kuddise Sirruhû) - Muhammed Îsâ (Kuddise Sirruhû) - Muhammed Seyfüddîn el-Fârûkî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri - İmâm-ı Ma‘sûm (Kuddise Sirruhû) - İmâm-ı Rabbânî (Kuddise Sirruhû)

Ebu’l-Hayr el-Fârûkî Hazretleri’nin Muhtasar Terceme-i Hâli

Ebu’l-Hayr el-Fârûkî Hazretleri’nin babası Şâh Muhammed Ömer Hazretleri’nin çocuğu olmuyordu. Bir gün bu zâtın ağabeyi Muhammed Mazhar, babası Ahmed Sa‘îd Hazretleri’nin huzûrunda iken “Kardeşim Şâh Muhammed Ömer’in bir çocuğu olması için duâ buyursanız.” dedi. Ahmed Sa‘îd Hazretleri de: “İnşâallah çocuğu olur. Allâh-u Te‘âlâ Kerîm’dir ve Kadir’dir. Dilerse bir çocuk ihsân eder.” buyurdu. Sonra Ahmed Sa‘îd el-Fârûkî Hazretleri’nin tasarruf ve himmeti ile Muhammed Ömer Hazretleri’nin evlenmesinden on sene sonra bir oğlu dünyâya geldi. Dedesi ona Abdülkadir-i Geylânî Hazretleri’nin lakabı olan Muhyiddîn lakabını, Abdullâh ismini ve hayırlı bir insan olması dileğiyle de Ebu’l-Hayr künyesini verdi. Ebu’l-Hayr Hazretleri henüz iki yaşı- na geldiği sırada İngilizler Delhi’yi işgâl etti. Bunun üzerine dedesi Ahmed Sa‘îd el-Fârûkî Hazretleri talebeleri ile Medîne-i Münevvere’ye hicret etti. Ahmed Sa‘îd Hazretleri torunu Ebu’l-Hayr’ı çok severdi. Ekseriyetle onun ile berâber Mescid-i Nebevî’ye giderdi.

Küçük bir çocuk iken dedesinin feyiz ve bereketinden istifâde etmeye başladı. Bir gün Ahmed Sa‘îd el-Fârûkî Hazretleri talebeleri ile sohbet ediyordu. Torunu Ebu’lHayr Hazretleri de yanında idi. Mecliste bulunanlardan birisi: “Efendim! Sizden sonra muhterem çocuklarınızdan hangisi yerinize geçecek?” diye suâl etti. Ahmed Sa‘îd Hazretleri: “Allâh-u Te‘âlâ’nın lütuf ve ihsânı ile üç oğlum da Kur’ân-ı Kerîm’i ezberledi.

Üçü de âlim, veliyy-i kâmil ve takvâ sâhibidir. Nakşibendiyye yolunda nihâyete kavuşmuş, hilâfet almışlardır. Bizim yerimize geç- meye üçü de lâyıktırlar. Fakat benden sonra halîfem bu mübârek çocuk olacaktır.” buyurarak ellerini Ebu’l-Hayr el-Fârûkî Hazretleri’nin başına koydu. Beş yaşına girince, babası Ebu’l-Hayr Hazretleri’nin elinden tutup dedesi Ahmed Sa‘îd el-Fârûkî Hazretleri’nin huzûruna götürdü ve böylece küçük yaşta dedesine talebe olmakla şereflendi. Ahmed Sa‘îd el-Fârûkî Hazretleri bu olaydan kısa bir süre sonra 1860 senesinde vefât etti.

Dedesinin vefâtından sonra babası ayrılık acısına dayanamayıp, âilesi ile birlikte Mekke-i Mükerreme’ye gitti. Ebu’l-Hayr Hazretleri dokuz yaşına geldiğinde Kur’ân-ı Kerîm’i ezberledi. Mekke-i Mükerreme’deki ulemadan Arapça ders kitaplarını okudu. On bir yaşına geldiğinde nahiv ilminden İbni Hâ- cib (Rahimehullâh)ın “Kâfiye” kitabını, on üç yaşında ise Hâfız Abdullâh ed-Darîrî (Rahimehullâh)tan sarf ilmine dâir olan “Şâ- fiye” kitabını okudu.

Ebu’l-Hayr Hazretleri on beş yaşına gelince Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) in kabr-i şerîfini ve amcalarını ziyâret için Medîne-i Münevvere’ye gitti. Bu ziyâreti sırasında amcasından hadîs ilminde icâ- zet aldı. Böylece ilim tahsîlini tamamladıktan sonra 1888 senesinde Hindistan’a dönerek Delhi’deki Abdullâh-ı Dehlevî Hazretleri’nin dergâhına yerleşti. Dergâhın tâmir işlerini tamamladıktan sonra birkaç sene dergâhtan dışarı çıkmadı. Sonra insanlara Allâh-u Te‘âlâ’nın emir ve yasaklarını anlatmaya başladı.

Ebu’l-Hayr el-Fârûkî Hazretleri’nin Yüce Makamları

Ebu’l-Hayr el-Fârûkî Hazretleri’nin Bâzı Kerâmetleri

Ebu’l-Hayr el-Fârûkî Hazretleri’nin Dâr-ı Beka’ya İrtihalleri

 

Yazının devamını Lâlegül Dergisi Ocak Sayısında bulabilirsiniz...